YAĞIZ AKLI

Bence isim her şeyi açıklıyor.

Şubat 8, 2012 at 10:23pm
0 yorum
Taken with instagram

Taken with instagram

Şubat 7, 2012 at 10:09pm
0 yorum
Taken with instagram

Taken with instagram

Şubat 1, 2012 at 5:14pm
0 yorum
Portfolio hazırlığı başladı!
Structural Units

Portfolio hazırlığı başladı!

Structural Units

Ocak 22, 2012 at 9:08pm
0 yorum
Ürkünç ve aşırı soğuk…

Ürkünç ve aşırı soğuk…

Ocak 15, 2012 at 9:56pm
0 yorum
Taken with instagram

Taken with instagram

Ocak 7, 2012 at 10:33pm
0 yorum
In progress…

In progress…

Kasım 29, 2011 at 2:09am
0 yorum

Structural Units of mine

Ekim 1, 2011 at 4:22pm
407 yorum
szymon kullanıcısından yeniden blogladı
Harika bir gözlük değil mi?

Harika bir gözlük değil mi?

(Kaynak: szymon)

Eylül 19, 2011 at 1:26am
Yorum

İşlevsizlik

 Evden çıkmışım, acelem var, karşımda… Markete gitmişim, elim kolum dolu, kollarım uzamış, Mr. Fantastic gıptayla bakıyor, karşımda…

 Apartmanların önlerindeki küçük bahçecikleri çeviren parmaklıkcıkların küçük kapıcıkları… Diz hizasındaki, yapımında, dünyanın her yerindeki örnekleri göz önüne alındığında 4 tam yüzde 37 adet Burj Khalifa kulesinin yapımında kullanılabilecek kadar demir kullanılmış, hiç bir işlevi olmadığı derneğimizce kanıtlanmış kapıcıklar…

 Neden bahsettiğim anlaşıldığına göre artık iddiamı açıklayabilirim. Yapım amacı bir derece anlaşılabilir, apartmanın sınırlarını belirlemek olan parmaklıkcıkları bağlayan küçük kapıcıklar kesinlikle hiç biri işe yaramazlar.

 Gece tüm mahalle uyuyor, apartmanda enerjisini düşük tüketim modunda kullanan yaşlılar ve biçare, güçsüz öksüzler var. Aylardır aranan, hikayesi bir sinema filmine konu olmuş amansız hırsız apartmana girme kararı almış. Neyse ki bahçe kapıcığı… Üzgünüm bu işe yaramıyor çünkü bu kapılar için özel olarak geliştirilmiş kilit sistemi sadece dikdörtgen, kapıcıkların üzerine geçecek şekilde kıvrılmış bir levhadan oluşuyor. Bu kilit sistemi de anne karnında ilk 3 ayını tamamlamış tüm bireyler tarafından açılabilecek güvenlik düzeyinde.

 Apartmanın bahçe düzenlemesi için profesyonel peyzaj mimarlarıyla anlaşıldı, deneyimli bahçıvanlar, 4 ay önce sipariş edilen ithal çiçekleri bahçeye dikti. Hayatı boyunca ruhsal sorunları olan insanlar tarafından işkence edildiğinden, insanlara güvenmeyen, onlardan nefret eden, üstüne üstlük kuduz bir köpek bahçedeki her bir bitkiye zarar vermek, bahçeyi tarumar etmek istiyor. Neyse ki… Olmadı bu işe de yaramaz çünkü bahsi geçen köpek veya bacakları olan herhangi başka bir canlı, bu diz hizasındaki kapıcığı rahatlıkla aşabilir.

 Bu durumda bu kapıcıklar hırsızları değil, apartman sakinlerini mağdur ediyor. Kuduz ve nefret dolu köpekleri değil, sadece bacakları olmayan canlıları apartmandan uzak tutuyor. (Ki onlar da girsin, o hayvanların derdi onlara yeter.)

 Biliyorum siz de şu an öfkelendiniz ve bu doğanın kaynaklarını tüketen işlevsiz kapıcıkların yapımına karşı Taksim Meydanında eylem yapmayı planlıyorsunuz. Ama neyse ki son zamanlarda yapılan binalarda gözlemlediğimiz kadarıyla bu parçacık kullanılmıyor. Fakat yine de tarihimizdeki bu kara lekeyi unutmayalım ve gelecekte inşa edilecek işlevsiz yapılar için bir ibret örneği oluşturalım.

                                                                       Toplum Duyarlıları Derneği

Ağustos 25, 2011 at 11:20pm
0 yorum

Bizim zamanımızda…

 Blackberry, Ipad, Facebook, Cep telefonu, Digiturk, Bilgisayar. Sırayla girdiler hayatıma. İlişkilerimize başlarken hepsi çok çekici, çok teknolojik, çok “hayat kurtaran” şeylerdi. Hepsiyle ortalama olarak ilk 3 ayım sorunsuz geçti diyebilirim. Buluşmak için can atmalar, “eve gitsem de yeni şeylerle oynasam”lar… İlk günler böyle geçerdi hep. Sonradan ilgi dağılır bunun için zamanla Digiturk HD’ye geçer, cep telefonları özellik zengini olur, Facebook’a yeni şeyler eklenir, Ipad için yeni yeni uygulamalar çıkar, Blackberry gücellenir. Bunlar zaten beklenen ve gerçekleşen şeyler. Tüketim toplumunda yaşıyoruz sonuçta. Ama her icat için bir an gelir ki senin kafandaki ideal çözümü sunamadı diye lanet eder, tüm güzel anıları silersin. Bilgisayar yavaş kalır mesela aynı anda 3 program kullanamazsın, sinir olur lanet edersin. Aslında ilk zamanlarda aklının almayacağı bir iş yapıyordur. Ya da Blackberry’nin kamerası gece iyi çekmiyor diye dövünürsün. Halbuki 5 yıl önce kullandığın telefonun ekranında renk yoktu. Yaşlıca insanlar bu durumlara düşen gençlere hep “Bizim zamanımızda…”yla başlayan cümlelerler kurarlar. Bu cümleler yapıca itici olduğu ve çözüm sunmadığından dolayı terslenir. Aslında biraz geri çekilip, birkaç yıl öncesine bakıldığında cihazların yapamadığı işlerin mucizevi işler olduğu anlaşılır. Yani doğruluk payı vardır o cümlelerin. Büyük buhranlar geçirmemek gerekir. Ben böyle bir durumda hemen uzaktan bakarım, efendime söyleyeyim mucitlere şükrederim falan demiyorum. İç patlamalar yaşarım, dövünürüm. Ama biraz daha mantıklı şekilde düşünebilsem, olağanüstü şeylerden şikayet etmeyi ve memnuniyetsizliği aşılayan tüketim çılgınlığına karşı zafer kazanmış gibi hissedebilirim sanki…

Bu yazıyı bozulan bilgisayarım ve kilitlenen telefonumdan uzaklaşmak, arınmak, huzur bulmak için yazdım. Ama şu an hala işimi gören bu bilgisayarın çıkardığı sesten dolayı lanet ediyorum.